20 Haziran 2018 Çarsamba

“Karar verilmesi en zor olan alanda yani şiirde Hüseyin Atlansoy isminde karar kılınması ise jürinin oldukça sağlam ölçütlere sahip olduğunu gösteriyor.”

————————————————————————————————————————————-

Star Gazetesi Necip Fazıl Kısakürek edebiyat ödülleri açıklandı. Üstat adına edebiyatçıların ödüllendirilmesi elbette takdire şayan bir durum. Hem Necip Fazıl hak ettiği şekilde edebi gündemimizdeki yerini alacak hem de yaşayan edebiyatçılarımızın eselerleriyle varlıklarına dikkat çekilmiş olacaktır. Fakat bu tür ödüller verilirken jürinin herkesi tatmin edecek bir seçim yapması öyle çok kolay değil. Eserlerden ve ürünlerden çok isimlerin dolaşımda olduğu bir edebiyat ortamında hakkaniyetle karar verme imkânı da oldukça sınırlı. Jüride yer alan isimlerin bir kompozisyon oluşturur nitelikte olmaları yerine tam tersi beğeni ve tercih konusunda farklı uçlarda bulunmaları bu konudaki sonuçları daha az tartışılır kılacaktır. Aksi takdirde NFK ödülünün geçmiş yıllarda başlayıp da gerisi gelmeyen edebiyat ödüllerinin (Cahit Zarifoğlu şiir ödülü gibi) akıbetine uğraması muhtemel ve mukadderdir.

Necip Fazıl edebiyat ödülü sahiplerinin ilki kanaatimce oldukça dikkatli ve isabetli seçilmiştir. Zaten ilklerde genellikle kargaşa beklenmez. Bu tür ödüllendirmeleri tartışmalı kılabilecek şey, ilk ödüllendirmenin gelecek ödüllendirmeler hakkında tahmin yürütecek ipuçlarını taşıyacak nitelikte olmasıdır. Belli bir beğeni kompozisyonu oluşturan jürinin müteakip yıllarda hangi isimlere ödül verebileceğinin önceden kestirilebilmesi jüri değerlendirmelerinin en büyük zaafıdır.

 

oduller

 

Gelelim isimlere, Güray Süngü’nün hikâye ödülüne layık görülmesi son derece dikkatli ve hakkaniyetlidir. Süngü son yılların en velut ve en çalışkan hikayecilerinden. Edebi kamuoyunun (böyle bir şey varsa şayet) bu konuda bir itirazı olacağını sanmıyorum.

Karar verilmesi en zor olan alanda yani şiirde Hüseyin Atlansoy isminde karar kılınması ise jürinin oldukça sağlam ölçütlere sahip olduğunu gösteriyor. Jüri her şeyden evvel esere ve duruşa bakmış, bu besbelli! Jüride ben de olsaydım Hüseyin Atlansoy derdim; çünkü:

Bir: Atlansoy şiiri isminden önce gelir, bu iyidir ve okuyucu bu iyinin etrafında kümelenmiştir, tıpkı soğuk bir kış gecesinde sıcak sobanın başında kümelenen dost yürekler gibi.

İki: Güzeli güzel olarak muhafaza etmeyi başarmış ve hiçbir vakit popülerleşmemiş. Popülerleşmemiş olmasını bile insanların gözünün içine sokmadan hissettiren bir münzevidir o.

Üç: Seksenli yıllar şairi olmasına rağmen dönemlerin dar odalarına sıkışıp kalmamış bütün zamanların şiirini yazabilecek kudrete sahiptir. Seksenlerin rutubetli odasından çıkabilen müstesna şairlerdendir.

Dört: İsmini manşete taşımamış, modern zamanın diliyle yazdığı halde modernliğe yakın durmamış, içselselleştirmemiş, balkonlara mesafeli duran, balkon çıkmazında efendilik tarihini yazacak denli efendi bir şairdir. Bu sebepten anonimleşmemiş hep özgün kalmıştır.

Beş: İteklenen bir şiir değildir Atlansoy şiiri. İliştirilmiş hassasiyetler yoktur, sahicidir. Numara yapmaz. Okuyucuyu manipüle etmez. Ne optimist ne de pesimisttir. Yine de ufukta, orada dağın arkasında müjdeci atlıların geleceğini gösterir okuyucuya, seslerinden haber verir: “yine de iyi günler/ ilerde anneanne/esmerliğimiz kıyamet herkese”…

 

Kaçak Yolcu; Hüseyin Akın

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...