17 Ağustos 2018 Cuma

Star Gazetesi tarafından Necip Fazıl Kısakürek’in kültürel ve manevi mirasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği ve bu yıl ilki düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri sahipleriye buluştu.

————————————————————————————————————————————–

 

Hani, Necip Fazıl’ın o dillerden ve gönüllerden düşmeyen o meşhur dizeleri var ya;

“Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!”

Sanırım Necip Fazıl bugün yaşasaydı toprağa saçtığı tohumların yeşermeye başladığına ve mızrağın hedefine yaklaştığına tanık olacaktı. O yok ama oğlu Mehmet Kısakürek aramızda. En azından onun adına ondan bir parça tanık bu şölene.

Dün akşam Star Gazetesi tarafından ilk defa tertiplenen Necip Fazıl Kültür Sanat Ödülleri bu mısraları ve duyguları hatırlattı bana. Haliç Kongre Merkezi’nde devlet erkânının iştirakiyle kalabalık bir kitle eşliğinde sahiplerini bulan ödül töreni konuşmasında Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da; “şu an devleti yönetenlerin ekseriyetinin bir şekilde onun çeşmesinden su içtiğinin” altını çizdi. Aslında o bereketli çeşme hala yürekleri serinletmeye devam ediyor.  Diğer devlet büyükleri de konuşmalarında Necip Fazıl’ın önemli yönlerine işaret ettiler. Ancak bence en önemlisi; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın  o kapsamlı konuşması içerisinde bu ve benzeri ödüllerin uluslararası arenaya taşınması düşüncesiydi.

Şüphesiz yarışmaların, ödüllerin en önemli yanı “teşvik”tir. Bu teşvik; o ödülün/yarışmanın temasına göre farklı farklı anlamlar taşır. Kanımca bu teşvikin en önemli yanı; yeni kuşakların hem ödülü alanların eserleriyle tanışmasını,  hem de adına ödül düzenlenen kişi/kurum/tema’ya yönelimini sağlamak olmasıdır. Necip Fazıl ödülleri bu her iki amacı da gerçekleştirmeyi hedefleyen ve bundan böyle gelenekselleşecek önemli bir adımdır. Temennimiz bu güzel uygulamanın devam etmesi.

O Emanet Benim

Ancak bu ödül töreninin benim için önemli bir kazanımı; sevgili Ömer ile tanışmış olmam oldu. Ömer, Halkalı Mehmet Akif Ersoy Anadolu Lisesi 10. Sınıf Öğrencisi ve Halkalı Yetiştirme Yurdunda kalıyor. Necip Fazıl aşığı bir delikanlı… Sakarya şiirini okuyor bu arada bana. O yurdu tebrik ediyorum. Bir grup öğrenciyi törene getirmiş. Tören boyunca Ömer’le oturduğumuz yerde uzun uzadıya sohbet ettik. Anne babasını henüz tanımıyor. İnsanın içine işleyen o acı hikâyesini yüreğime bırakıp uzaklaştı. Necip Fazıl’dan bana hatıra oldu Ömer. O emanet benim.

Dönelim törene:

Necip Fazıl Saygı Ödülü’nü usta yazar Nuri Pakdil aldı. Hem de o meşhur devrimci selamı eşliğinde.

“Değerli Emine Hanım, değerli kardeşim Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı, değerli medya temsilcilerini, siz değerli konukları antiemperyalist, antikapitalist, antinasyonalist, antisiyonist, antifaşist en önemlisi de antifiravunist bir bilinçle selamlıyorum.”

Nuri Pakdil bu ödüle katılmakla kendisi adına bir ilki gerçekleştirmiş oldu. Kendisinden dinleyelim:

“Ben övülmekten ve ödüllendirilmekten hoşlanmayan bir yazarım. Çünkü ben devrimci bir yazarım. Fakat burada sadece rahmetli üstada olan bağlılığım ve saygım nedeniyle bu ilkemi bir defalığına çiğniyorum.”

Böylece Nuri Pakdil sevenlerini de şaşırtmamış oldu.

 

Sezai Karakoç Niye Yok Hüseyin?

Bir ara salonun bir köşesinde töreni birlikte izlediğimiz sevgili Hüseyin Karaca’yla “Sezai Karakoç niye burada yok?” sorusunu sorduk birbirimize şaşkınlıkla. Öyle ya Necip Fazıl’ın geleneğini sürdüren biri varsa o da Sezai  Karakoç olmalıydı, değil mi? Ama yoktu. O da bir kereliğine de olsa Nuri Pakdil gibi o prensibi bozar mı acaba?

 

 

HATIRLAYALIM

Star Gazetesi tarafından Necip Fazıl Kısakürek’in kültürel ve manevi mirasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği ve bu yıl ilki düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri sahipleriye buluştu.

Buna göre; “Necip Fazıl Saygı Ödülü” eserleri ve hizmetleri dolayısıyla Edebiyat Dergisi’nin kurucusu Nuri Pakdil’e, “Necip Fazıl Şiir Ödülü” ‘Karşılama Töreni’ isimli kitabıyla Hüseyin Atlansoy’a,,“Necip Fazıl Hikâye Ödülü” ‘Hiçbir Şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi’ isimli kitabıyla Güray Süngü’ye ve “Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü” ise ‘Sinan Çağı’ eseri ile Harvard Üniversitesi öğretim görevlilerinden Prof. Dr. Gülru Necipoğlu ve ‘Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar’ eserleriyle Prof. Dr. İsmail Erünsal’a verildi.

 

odul1Necip Fazıl Şiir Ödülü

Hüseyin Atlansoy

 Hüseyin Atlansoy, Türk Şiirinde ana akıma mensup kurduğu yeni şiir diliyle Modern Türk Şiiri’nde yerini almış bir şairdir.”Şiir olmasaydı bir hayatım olmazdı” diyecek kadar şiiri hayatının en önemli meselesi olduğunu ifade etmektedir. İlk kitabı, “İntihar İlacı”ndan son kitabı “Karşılama Töreni”ne kadar, 30 yıldır Türk Şiirii’nin burçlarından biri olarak eser vermeyi sürdürmektedir. “Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi”nin şairi, çıkmazlardan büyük bir eser ortaya koyan Hüseyin Atlansoy’a Necip Fazıl Şiir Ödülü verilmesine karar verilmiştir.

 

odul2Necip Fazıl Hikâye Ödülü

Güray Süngü

“Deli Gömleği” ve “Hiçbir Şey Anlatmayan Hikâyelerin İkincisi” kitaplarında yer alan öykülerinde yerli hayata çevrilen dikkatiyle ve tüketip durduğumuz yaşamalar içinde ihmal ettiğimiz insani yanımıza ışık düşüren; kendi kuşağı içinde belirginleşen; farklı anlatma tekniği arayışlarıyla ve dili ayrıntılara inen bir biçimde kullanma titizliğiyle Türk öyküsüne yeni imkanlar sunan Güray Süngü’ye “Necip Fazıl Hikaye Ödülü” verilmesine karar verilmiştir.

 

odul3Necip Fazıl Saygı Ödülü

Nuri Pakdil

Çıkardığı Edebiyat dergisiyle, on yıllarca yazıp yayımladığı Biat, Batı Notları, Bir Yazarın Notları, Bağlanma gibi etkileyici düşünce hayatına taze bir soluk getiren, yeni edebi oluşumların doğmasına kaynaklık eden; bir neslin uyanışına, yetişmesine, bilinç kazanmasına öncülük eden; çıktığı düşünce ve edebiyat yolculuğundaki yürüyüşünü, temsil ettiği düşünsel duruşunu bozmadan sürdüren Nuri Pakdil’e “Necip Fazıl Saygı Ödülü” verilmesine karar verilmiştir.

 nfkOdul2

Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü

İsmail E. Erünsal

Osmanlılarda entelektüel hayat üzerine arşiv kaynaklarına dayalı son derece önemli çalışmalar yapan Prof. Dr. İsmail Erünsal, 2013 yılının sonlarında yayımlanan Osmanlılarda Sahaflık ve Sahaflar adlı son eserinde sahaflığın XVI. asırdan başlayarak yaklaşık dört asırlık tarihini ele almıştır. İstanbul, Bursa ve Edirne’ye ait üç bin civarında mahkeme defteri taranarak elde edilen iki yüz civarında sahaf terekesi ve binlerce arşiv belgesinin kullanıldığı eser, Osmanlı kültüründe sahaflığın yeri, sahafların kitap temin etme süreçleri, ekonomik durumları, müşterileri, kitap fiyatları, kitap müzayedeleri, kitap kültürünün yaygınlaşmasında hattat, müstensih ve mücellitlerin rolleri, yabancılara yapılan kitap satışları gibi konularda benzersiz bir kaynaktır. İslâm Ansiklopedisi’nin hayata geçirilmesinde de önemli bir rol üstlenen müellif, hem bu eseri, hem de daha önce yayımlanmış eserleriyle Türk kültür tarihine yaptığı ciddi katkılarda bulunduğu için ödüllendirilmiştir. 

 

Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü

Gülru Necipoğlu

Harvard Üniversitesi Sanat ve Mimarlık Tarihi Bölümü’nden doktorasını alan ve halen aynı üniversitede Ağa Han İslam Sanatı Kürsüsü profesörü ve Ağa Han İslam Mimarisi Programı’nın direktörü olarak görev yapan Gülru Necipoğlu, genel olarak İslam sanatı, özel olarak Osmanlı Sanatı üzerine yaptığı önemli çalışmalarla milletlerarası ilim çevrelerinde haklı bir şöhrete sahiptir. Türkçeye Sinan Çağı: Osmanlı İmparatorluğu’nda Mimari Kültür adıyla çevrilen son eserinde, birincil kaynakları kullanmak suretiyle Sinan’ı ve sanatını, kendi çağının şartları, süreçleri ve bağlamları içinde yeniden değerlendiren Necipoğlu, Osmanlı dünyasının daha iyi anlaşılmasını sağlayan eserleriyle kültür ve sanat tarihimize yeni ışıklar düşürdüğü için ödüllendirilmiştir.

 

 Kaçak Yolcu; Yusuf Tosun

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...