16 Aralık 2017 Cumartesi

Hayat kumbaramızda biriktirdiğimiz, anı sandığımızda sakladığımız, belleğimizin gerilerine atıp unuttuğumuz onca insan bu kitapta tekrar karşımıza çıkıyor.

——————————————————————————————————————————————————————–

Kaç çeşit insan tanır insan? Kaç çeşit baba, evlat, komşu, sevgili geçer yaşamından? Hangi olaylara şahit olur gözler, ne ölümlere ağlanmış, hangi yokluklara alışılmıştır kimbilir…

Müzeyyen Çelik’in Ebabil Yayınları’ndan çıkan ilk kitabı Kamu Baş Rüyacısı hayatımıza sığdırdığımız insanları karşımıza çıkarıyor. İnsan çeşitliliği ve hikâyelere konu olan olayların birbirinden farklılığı adeta bir öykü kartelâsı gibi. Hayat kumbaramızda biriktirdiğimiz, anı sandığımızda sakladığımız, belleğimizin gerilerine atıp unuttuğumuz onca insan bu kitapta tekrar karşımıza çıkıyor. Çocukluğumuzun geçtiği o sokakta bıraktığımız, sürekli kapı önünde oturan o meraklı teyze, ilk gençlik yaşlarına adım attığımız sıralarda aşk hikayelerini duyup da gözümüzde adeta bir film kahramanı olan o abla ve ağabeyler, uzaktan uzağa içerlediğimiz, üzüldüğümüz yetim kalan kız ve daha bir çok insan; çevirdikçe sayfaları orada öylece bize bakıyor.

muzeyyenCelikHayatımızda şu veya bu şekilde yer edinmiş, yaşamımızın bir köşesini işgal etmiş, geçmişimizde bir zaman dilimine yerleşmiş; iz bırakmış ya da biz dahi farkında olmadan sessizce gelip geçmiş o insanlarla tekrar karşılaşmak okuyucuda güzel bir tat bırakıyor. Yazar bunca insan çeşitliliğini kısa öykülerle, sade bir Türkçe ile ve akıcı bir anlatımla sunuyor. İnsanların fiziksel tasvirleri ve ruhsal portrelerini resmediyor. Okur da bu güzel anlatım eşliğinde sayfalar arasında ilerlerken, kendi yaşamının da derinliklerine doğru basamak basamak inerek bir nevi geçmişine yolculuk yapma şansı buluyor.

Bu öykü kartelası içinde size diğerlerinden daha fazla dokunacak, sizi saracak bir renk var muhakkak. Her okur, kendi duygusal birikimine göre öykülerden birini diğerlerine göre daha etkileyici bulabilir. Benim de daha çok sevdiğim, keşke üzerinde daha uzun, daha derin durulsaydı dediğim öyküler vardı. Tadını sindirebildiğim ve tadı damağımda kalan tüm öyküleri ile okunası bir kitap Kamu Baş Rüyacısı ve geçmişine yolculuk yapmak isteyenler için güzel bir fırsat.

Bir yazarın ilk kitabı olmaktan çok daha fazlası olduğunu okuyan herkes fark edecektir. Bizi bu yolculuğa çıkaran, adını dahi hatırlayamadığımız, fakat biz farkında olmadan bizde bir yer edinmiş o insanlarla tekrar karşılaştıran, bunu da okuyucuyu sıkmadan akıcı bir dille yapan hikayeci yazar Müzeyyen Çelik’e teşekkürler…

 

Özlem Karapınar; Kaçak Yolcu için yazdı…

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Şiar’dan Kudüs dosyası Şiar’dan Kudüs dosyası   Serap Kadıoğlu yönetimindeki Şiar dergisi, “Kudüs ...
Özlem Karapınar yazdı… Özlem Karapınar yazdı… Emre Ergin’in 2014 yılında Dedalus Yayınevinden ...
Akif üzerinden yakın tarih okumak Akif üzerinden yakın tarih okumak Tire Yayınları, Akif'in İzinde Yakın Tarihimiz ...
Vicdan Manzaraları Vicdan Manzaraları Öyle bir dönemdeyiz... Konuşulacak, konuşulması gereken ...
Hüseyin Karaca yazdı… Hüseyin Karaca yazdı… Bir diğeriyle kurduğumuz ilişki ve iletişim, ...
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...