21 Ağustos 2018 Salı;

Orada merhamet varmış”. Orası neresi ola ki, diyerek araladım kitabın sayfalarını. Zira, dünyada merhametin zerresini bulmak adına büyük yolculuklara çıkmak gerekiyor artık. Bu yolculuğun adresini gösterir ismiyle dikkatimi çeken şiirleri okumaya besmeleyle başladım. Sözün, söz olmaktan öte hayallerinizle, muhteşem bir ahenkle dans ettiği yolculuklarda duyulan hazzı tarif edecek söz bulamıyorum. Şiirlerin etkisinden olacak ki,  şiiri başka bir boyutuyla tutup, kelimelere dans ettiren Zeynep Arkan’ı okurken, gizemli bir yolculuğa çıkmış gibi hissettim kendimi. Zira, söylediklerinin derununa inmek için, sıradan bir okuyuşu sevmiyor onun şiirleri.

Ne demektir sıradan bir okuyuş? Bana göre, her türlü dış sese ve zihin meşgalesine rağmen okunabilen her şey sıradan bir okuyuştur ve ey okuyucu , merhametin adresini veren bu kitabı okuyacaksan sıradışı bir okuyuş biçimi seçmelisin.

Şairin gizemine dalmış, satırlarda buldurmayı murad ettiği merhametin adresini arıyorken;

“Kim bir ayrılık ararsa bulacak içimizde

İyilikten bir parça, kötülükten bir zerre

Bulacak

Aradığını aramaktan vazgeçen de” diye ilk sinyallerini sunmuştu kalbime.

Doğrusu, farklı bakıyorduk şiire. Tarif et deseniz koordinat bildiremem, o nereden bakmış ben nereden bakmışım diye söyleyemem ama başkaydı baktığımız yerler. Onun söylemek istedikleriyle benim anladıklarım aynı mıdır? Sanırım tüm okuyucular ile yazarlar arasında böylesine çelişkili ama bir o kadar da güçlü bir bağ vardır.  İşte böyle düşünürken, “taammüden şiir” başlığının altındaki

Artık nereye yaslansam yaslıyımdır

Nerede yorulduysam orada batmış güneş”  diye yazdığı satırları okuyunca, sırlı bir bulmacanın cevabını arayan birinin titizliğiyle eğildim dizelere. Bu esnada, kalabalıklar arasında duymak hiç kolay olmadı mısralarda gizlenen melodiyi. Buna mukabil, tüm dış sesleri kapatıp, iç sesle başbaşa kalınca buluşabildim şairin mısralarındaki kalabalık yalnızlıkla. Belki de, daha çok geceleyin yazmayı tercih etmesi onun okuyucuyla böyle buluşmasında etkili olmuştur.

omvMerhameti arama yolculuğumda, şiirlere serpiştirilerek, sıklıkla ve titizlikle üzerinde durulan çocukluk çağına yapılan göndermelerde anladım ki, merhamet çocuklukta içimizde bulduğumuz, büyüdükçe kalabalıklar arasında kaybettiğimiz bir yoldaş imiş. Her kitap bir yolculuksa ve şairin sunduğu alternatif yollardan başka başka diyarlara gidişi temsil ediyorsa, -ki bence öyle- o halde bu kitabın da sizi götüreceği bambaşka adresleri olduğu bir gerçek. Bulduğum adresin vurgusuna dair bir şiir mırıldanmış olayım;

Çocukken bilmediğin kelimeler için büyüdün

Çocukken gitmediğin yerler, henüz hiç görmediğin deniz

Henüz kanamamış diz, ormanın uğultusu dinmemiş henüz

Büyüdün çünkü yüzüne üflenecekti dilek kipleri

Büyüdün ve bunu da not aldılar bir kimlik doğrulandığında...”

Siz de, kalbinizi gözünüzün önüne koyup düşünmek, sıradan sırlardan sıyrılıp, duyguları akılla buluşturmak ve hatta şiiri başka pencerelerden seyreylemek isterseniz “orada merhamet varmış” güzergahını takip edip, şu mısralarla yolculuğu sonlandırabilirsiniz;

“...hiç olmadığını bilmek, var sayılan bir şeyin

Gönlümüzü alacakken bir bulut gibi kaçıp

Bir kıymet biçemeden parçalanan o dünya

Her gün kurduğu sofrayı paylaşmadan kaldıran

Merhamete inancı artık aşktan saymayan

O güruh, o karanlık, o kalplerin kamburu

Dost değiller, bizim dostlarımız henüz gelmediler.

 

Şule Kala; Kaçak Yolcu için yazdı…

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...