16 Aralık 2017 Cumartesi
Sıddık Ertaş - Yazarlar >> Kefenin cebi var!
3.Şubat.2015 13:05

İlk duyduğumda Zaytung haberi sanmış, gülüp geçmiştim.

Sonra bizim Zekai nerden bulduysa bulmuş basında çıkan reklâm kupürünü getirdi; özellikleri, fiyatı ve dayanıklılığı hepsi orada yazıyor.

Zekaicim dedim ‘bu hangi aklıevvelin hayal gücüne dayanıyor acaba?’ Zekai ‘ Zihni Sinir icatlarından olsa gerek abi’ demekle yetindi.

‘Neden bahsediyorsun kardeşim sen?’ diyenler için hemen söyleyeyim:

Şu yeni çıkan ‘yakmayan kefen’den bahsediyorum.

Bir kumaşın kir tutmayanını, leke kapmayanını biliyoruz da ateş yakmayanını ilk kez duyuyoruz.

Hay Allah, vardı da böyle bir şey neden rahmetlik dedem bundan mahrum kaldı. Rahmetli ne bu dünyanın ne de öbür dünyanın teknolojik nimetlerinden yararlanamadan gitti.

‘Zekai’ dedim ‘hepsi bir tarafa, ucuz mu bari?’.

Zekai elimdeki kupürde şaşkınlıktan göremediğim fiyatı kısmına iyice parmağını bastırıp ‘370 TL’olduğunu söyledi.

‘Hem ucuz hem pahalı’ dedim içimden. 370 lira vereceksin, diriliş gününe kadar huzurlu ve de emniyetli bir berzah hayatı yaşayacaksın. Oh ne âlâ.

Ama bir taraftan da pahalı; ömürleri boyunca 70 liralık kefen parasını zor biriktiren garibanlar maddi güçleri yetmediği için bu imkândan mahrum kalacaklar.

Zekai ‘kârlı bir yatırım’ dedi gülerek ve safça sordu:  ‘Sen ilahiyatçısın abi, gerçekten bu yeni tip kefenler insanı kabir azabından korur mu?’

Eğri bir cetvelle doğru bir çizgi çizilir mi hiç: ya da yanlış soruların doğru cevabı olur mu?

Zekai’nin sorusu havada kalmasın diye yine de cevapladım: “Bak Zekaicim, bu yeni tip konforlu kefenler insanı kabir azabından korur mu bilmem, ama bu kefeni tasarlayan ve satanlar ömür boyu vicdan azabından kurtulamazlar!’

* * *           * * *               * * *

Mizahı severim

Çılgın ve uçuk projelerle eğlenirim.

Ama bu kadarına sadece ‘pes!’ derim.

Bu fantastik girişim kimin kafasından çıkmıştır, onu bilemem.

Kimseyi suçlamak ya da itham etmek niyetinde değilim.

Tecime elverişli kılınmayan bir tek son gün giysimiz olan kefen kalmıştı, onu bari pazara sürmeyin.

Biliyorum metafor yapıyorsunuz, mecaz yapıyorsunuz; burada “yakmayan kefen” iman ve salih amel elbisesini giymektir.

İkna olduğumuzu farz edin; ama bir daha halka karşı teşbih yapmayın.

‘Teşbihte hata olmaz’ lafına da fazla bel bağlamayın.

Pırasa ile karpuzu birbirine benzetirseniz bal gibi teşbihte hata olur.

Takva elbisesini (Libasut Takva) günlük elbisenizle karıştırdığınızda sadece teşbihte değil Allah’ı tesbihte de hata etmiş olursunuz.

Şimdi Allah korusun modacının biri sırf girişimcilik olsun diye yeni bin yıllar için cepli kefen piyasaya sürmeye kalkarsa ne yaparız.

Deyim yerindeyse deyimler bile yerinden oynar.

Atasözlerimiz sözünü geri alacak raddeye gelir.

Bundan böyle münazaralarda cimrilere bile yenileceğiz.

Cimrileri huylarından vaz geçirecek en kullanışlı atasözümüzün  (“kefenin cebi yok” ) bile anlamı kalmayacaktır.

Kefenden yolunu bulmak kefenle yoldan çıkmaktır.

Kefeni pazara sürmek kefene cep dikmektir.

Mezarlığın önünden geçerken kulağınızı rasgele bir mezara verseniz size aynı şeyi söyleyecektir:

‘ Ey yolcu, kefeni çalıştırma, kafanı çalıştır!’

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Şiar’dan Kudüs dosyası Şiar’dan Kudüs dosyası   Serap Kadıoğlu yönetimindeki Şiar dergisi, “Kudüs ...
Özlem Karapınar yazdı… Özlem Karapınar yazdı… Emre Ergin’in 2014 yılında Dedalus Yayınevinden ...
Akif üzerinden yakın tarih okumak Akif üzerinden yakın tarih okumak Tire Yayınları, Akif'in İzinde Yakın Tarihimiz ...
Vicdan Manzaraları Vicdan Manzaraları Öyle bir dönemdeyiz... Konuşulacak, konuşulması gereken ...
Hüseyin Karaca yazdı… Hüseyin Karaca yazdı… Bir diğeriyle kurduğumuz ilişki ve iletişim, ...
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...