19 Nisan 2018 Perşembe
ANA MANŞET - Blok 2 - KİTAPLAR >> Mustafa Oral yazdı…
22.Kasım.2014 13:42

Bir dönem şiirler de söylemiş bir öykücü olarak Bayrak, zaman zaman şiirsel dili tercih ediyor. 

——————————————————————————————————————————————–

Son yıllarda öykü dünyasında kadınlar geçmiş yıllara göre daha fazla ürün yayımlıyor. Fatma Barbarosoğlu, Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu ilk akla gelen öykücüler.  Adını en çok duyduğumuz öykücülerden biri de Meral Afacan Bayrak.

Bayrak, 1992 yılından bu yana dergilerde öyküler yayımlıyor. Bunları 2012 yılında Tarçın Çıkmazı isimli kitabında toplamıştı. Kitap hayli ilgi görmüştü. Şimdi de Gitme Saati isimli kitabı ile okurunun karşısına çıktı.

100 sayfadan oluşan kitapta 14 öykü yer alıyor. Özenli bir baskıyla sunulmuş. İç konuşmaların italik yazılması öykülerde derinleşmeye vesile oluyor.

“Tarçın Çıkmazı” ile karşılaştırıldığında konu anlamında benzerliklerin olduğu görülüyor. Kadın, anne, çocuk, eş, komşuluk, dostluk, vefa, aşk, şefkat ve merhamet gibi kadın dünyasında tanıdık gelen konuları öykülemeye devam ediyor. Bununla beraber her geçen gün sesine ses kattığı ve daha da olgunlaştığı fark ediliyor.

“Tarçın Çıkmazı”nda duygu ve olay ön planda iken “Gitme Saati”nde kurmaca ve olgunun bir adım önde olduğu görülüyor.

Bir dönem şiirler de söylemiş bir öykücü olarak Bayrak, zaman zaman şiirsel dili tercih ediyor. Neredeyse Saat Kaç, Gereksiz Mutluluklar bu anlamda dikkat çeken öyküler.

Günümüzde aşk yıkıcı ve yıpratıcı. Merhametten yoksun. “Kurban olurum sana” dese de cellat gibi ortalıkta geziyor. Böyle bir zamanda aşkı yaşamak ve yaşatmak için şefkate, şefkat kahramanı kadınlara ve Meral Afacan Bayrak gibi bunları dillendirecek kadın yazarlara çok fazla ihtiyaç var. Bayrak “Merhamet Ey Yar” ve “Neredeyse Saat Üç”te bizleri aşkın ihya ve inşa edici yanına çağırıyor. Çağrıya birazcık kulak verdiğinizde yuvanızın “cennete dönüştüğünü” fark ediyorsunuz.

Aşkın bedensel hazlarla kirletildiği bir dönemden geçiyoruz. Oysa herkesle yemek yiyebilirsiniz ama çay içemezsiniz. Herkesle yatabilirsiniz ama uyuyamazsınız. Bayrak “Uyurum Ben Seninle” öyküsünde aşkın birçok çeşidi olduğunu imleyen böyle bir aşka bizi davet ediyor. Öyküyü bitirdiğinizde aşk ateşinden “asırlık bir caminin serinliğine” sığındığınızı hissediyorsunuz.

Kadın her şeyden evvel “ev”dir. Evde çiçek, çocuk, çay, kahve ve koca vardır. Kadın için çiçek, çocuk, çay ve kahve huzura açılan pencerelerdir. Koca, çiçekleri sulayarak, çocukları okşayarak, çayı demleyerek pencereden odaya dolan “kocaman” güneş olabileceği gibi,  menekşelerle, hatmilerle, fesleğenlerle dopdolu pencereye perde de olabilir. O zaman çiçekleri öldürebilir. Çocukları küstürebilir. Kadınları köreltebilir. Çayın altını söndürebilir. Bayrak “Uçan Balık”da imani ve insani hassasiyetleri olan bir kocanın nasıl evin ayetelkürsisi, en büyük ayeti, elbette evin kahvesi olabileceğini kitabın/mushafın ortasından konuşarak anlatıyor.

Kadın cemaldir. Erkek celaldir. Saliha kadın cemal burcunda açan celal çiçeğidir. Salih erkek celal burcunda cemal veren gövdedir. Celal ile cemal birleşince kemal olur. Aşk tamama erer. Sonrası çiçek çiçek çocuklardır.

Kadın çaydır. Çayda cemal vardır. Erkek kahvedir. Kahvede celal vardır. Çay ılıktır; soğuk da olsa içilir. Kahve serttir. Herkes sert kahve sevmez. Kahve bir tane içilir; çay bazen bir demlik. En güzeli orta şekerli bir kahve, tavşankanı bir çaydır. Azı karar, çoğu zarardır.

Kadın radyodur. Erkek TV’dir. Kadın erkekten ses ister. Erkek kadından görüntü. Kadın radyo dinler; çay içer. Erkek TV seyreder; kahve ister. Erkek TV seyrederken eşiyle çay içebilirse, kadın radyo dinlerken erkeğiyle kahve içebilirse o evde huzur, o işte bir aşk vardır. Afacan “Orta Kahve” ve “Kadife Ses”te işte bunları anlatıyor bize. Evde birlikte içilen çay ve kahve huzur demektir.

Zeyl: Şu dünya gezegeninde her an hicretteyiz. Peygamberimiz Mekke’de müminlerden iman ve hicret için biat almış. Kitaba ve kaleme iman etmiş biri olarak Meral Afacan Bayrak öykülerle yazıya hicret etmeye devam ediyor. GİTME SAATİ geldi diyerek okurunu da Hz. Ebubekir (r.a.) misali yoldaş olması için hicrete çağırıyor.

gitmeK

 

Mustafa Oral yazdı…

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...