19 Nisan 2018 Perşembe

Şair olmanın olmazsa olmazı ise insanlıktan pekiyi derece ile mezun olup bir üst sınıfa geçmektir.

————————————————————————————————————————————————

Dostlarımı şairlerden değil, sokaktaki sade insanlardan seçerim. Size de bunu tavsiye ederim.

Zarifoğlu da böyle yaparmış. Kır kahvelerinden, balıkçı barınaklarından seçermiş dostlarını, şiirimizin bu zarif adamı.

Niye acaba?

Çünkü şair kelimelere yaklaştığı gibi yaklaşır insanlara.

Kelimeyi cümlede kullanır gibi insanı toplumun içinde kullanır. Yani harcar.

İşine geldiği gibi kullanır kelimeyi de insanı da şair.

Şairin işi de ne diye sormayın.

İlle de soracağım diyorsanız, hemen söyleyeyim: Şairin işi, kelime yontucusudur. Kimi zaman bunu elinde bir yontma aletiyle yapar, kimi zaman da kelimeyi kelimeye sürterek başarır bunu.

İnsanı yontmak için her enstrümanı dener şair.

Özellikle bir insan yontucusuna hiç gerek yoktur.

Ayakkabı fırçası ile diş fırçalamakta beis görmediği gibi eline geçirdiği her materyali insan yontmakta kullanır.

Kimi zaman da insanı insana sürterek yapar bunu.

Çekiştirir, çatıştırır, katıştırır, sataştırır…

İki insandan bir canavar yaratır.

Bu kadar söz söyleyip de bir aforizmaya ulaşmamak olur mu hiç. Hemen söyleyeyim o vakit: ‘Ben şairin insan olanını severim’.

Şairin insan olmayanı da mı var diye soracaksınız biliyorum.

Amma da soru sordunuz ha, doğru düzgün yazı yazdırmıyorsunuz adama.

Efendim, şairin insan olmayanı neden olmasın?!

Kendinden geçen şairler aslında insan olmaktan geçtiklerini bir bilseler, acaba bu denli kendilerini iptal ederler miydi?

Önce insan olmaktır şiire başlamanın temel şartı ve de haklı gerekçesi.

Şair olmanın olmazsa olmazı ise insanlıktan pekiyi derece ile mezun olup bir üst sınıfa geçmektir. Yani şairin dediği gibi: “Biraz fazla insan olmaktır.”

Onun için sakın kızmayın bana hiçbir şiir matinesinde, şairler kıraathanesinde yoksun diye. Bütün dostlarım beni aradıklarında mahalle kahvesinde, Muzafferin yerinde bulurlar. Zaten Muzaffer de beni demir doğramacı sanıyor. Ne güzel bir sanıştır ya Rabbim bu!! Tavında dövülmüş bir demir gibi hissediyorum kendimi.

Ne diyordu İsmail Kılıçarslan: “ Ağabeyler, kasmayın kendinizi insan olmak zorlamaya gelmez. Şair olmak da öyle. Bakın ördekler de öyle yapıyor.”

 

*Bu başlık “h”leri söyleyemeyen bir muterize aittir. Ol kişi ki şu ana dek hiç kimseye “h” dememiştir. Ne de olsa “h” halk dilinde “evet” demektir. 

 

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...