17 Ekim 2017 Salı;

“Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet çocuklar için de masallar, kitaplar kaleme almaya başladı ve her seferinde ‘bu kitabı vesile bilip çocuk kitapları hususundaki çığlığımı paylaşayım’ diye düşündüm. Kısmet bu kitabaymış.  

——————————————————————————————————————————–

Bülent Ata’yı 1998 yılında, o zamanlar çıkardığımız Ünlem dergisi vesilesiyle bir şair olarak tanıdım. Ardından da yaklaşık 2 yıllık bir Ankara ikameti neticesinde şahsen tanıma fırsatım oldu; zaman zaman görüştük. Neden anıyorum şimdi Bülent Ata’yı; nedir bu yazının amacı?.. Şudur: Yakın bir zaman önce çıkan ve uzun süredir üzerinde yazmayı tasarlayıp sürekli ertelediğim bir konuyu yeniden ve bu sefer ertelememe izin vermeyecek bir şekilde gündemime oturtan kitabı, “Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?”

Kitaba geçmeden önce uzun süredir üzerinde yazmayı tasarladığım konuyu söyleyeyim: Çocuk kitapları… İki çocuğum var ve onlar olduktan sonra çocuk kitapları doğal olarak daha sık gündemime girmeye başladı. Aldığımız kitaplardan, gördüğüm kitaplardan bu alanda vahim bir yetersizlik ve nitelik yoksunluğu olduğunu düşünüyorum. Birçoğu yayıncılığı sadece ticari bir iş olarak gören yayınevlerinin renk ve resim bolluğu dışında hiçbir özelliği olmayan kitapları, öte yandan çocuklara bir değer de aşılamak isteyen ve fakat zaman içinde belli bir teknik kaliteyi yakalasalar da içerik olarak saç baş yoldurtan kitaplar… Çocuk dilinden, çocuk algısından uzak; uzun, yorucu ve tepeden cümlelerle çocukların dünyasına giremeyen, adeta kitaptan, okumaktan uzaklaştırmak için kaleme alınmış eserler. Yazım hatalarını, anlatım bozukluklarını saymıyorum bile. Söyler misiniz; çocuklara abdesti, namazı güya hikaye içinde sevdirerek anlatma iddiasındaki bir kitapta “hadesten taharet”in, “necasetten taharet”in işi ne?..

Bir de çeviri eserler var ki, doğrusu nitelik ve pedagojik açıdan en iyi çocuk kitapları bu gruptan. Ne var ki, onlarda da doğal olarak bize, değerlerimize dair bir şey yok.

İşte bu nedenlerle, çocuk kitapları, çocuk edebiyatı benim için uzun zamandır önemli bir mesele ve yara. Bu alanda çok çok gerilerde olduğumuzu ve bu durumun tehlikeli olduğunu düşünüyorum. Çocuklarımızın piyasadaki mevcut kitaplarla okumayı, kitabı sevmesini beklersek daha çok bekleriz. Bu noktada, şair ve yazarlarımızın elini taşın altına koyması gerektiği inancındayım. Kabul, herkesin kalem oynatacağı bir alan değil çocuk kitapları lakin, biraz bu konuda kafa yorsa, niyet etse mevcutlardan çok daha nitelikli eserler ortaya koyabilecek oldukça fazla şair ve yazar tanıyorum. Örneğin şairler Ayşe Sevim, Esra Elönü, Gökhan Akçiçek aynı zamanda çocuklar için nitelikli kitaplar da yazan isimler. Keşke bu işe biraz daha sıkı sarılsalar…

Gelelim Bülent Ata’ya… Şiir ve öykülerindeki duru dili, berrak cümleleri çocuklar için yazabilecek, onların dünyasına nüfuz edebilecek bir kalemi olduğunu zaten belli ediyordu. En sevdiğim kitap isimlerinden olan “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet çocuklar için de masallar, kitaplar kaleme almaya başladı ve her seferinde ‘bu kitabı vesile bilip çocuk kitapları hususundaki çığlığımı paylaşayım’ diye düşündüm. Kısmet bu kitabaymış.

Semerkand Yayınları’nın Genç okur dizisinden çıkan “Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?” daha baştan, klasik bir algıyı ve bu doğrultudaki neşriyatı tersyüz ederek başlıyor. Tek parti dönemindeki “Vatandaş Türkçe Konuş!” edasında, güya çocukları eğitmek için yazılan ama neredeyse çocuğun yapacağı varsa da yapmaktan vazgeçiren (ve bana göre çocuklardan uzak tutulması gereken) kitaplara karşın, ismiyle çocukların gönlünü kazanmayı başarıyor. Sayfalarda, kitap okumaktan kişisel temizliğe, okul sorunlarından her çocuğun ortak derdi akşam erken yatmaya kadar bir çocuğun hayatındaki evreler, olaylar hakkında adeta sohbet ediliyor çocuklarla. Çizimlerle desteklenen metinler, o kadar samimi bir dile sahip ki bu satırları okuyan çocuklar, “Amma kafa bir abiymiş Bülent Ata.” diyorlardır muhakkak. Çocuklar dedik ama mutlaka büyüklerin ve hatta önce büyüklerin okuması gereken bir kitap bu. Hoş, ince dokundurmalarla tüm hatalarını gösteren bu kitabı okuduktan sonra çocuklarına verirler mi, bilemem.

ataKitap

 

Eminim çoğunuzun anne babası, öğretmenleri, size neyi nasıl yapacağınızı söyleyip duruyordur. Onlara “Bir saniye!” deyin. “Durun! 

Söylemek kolay tabii… Bakalım onlar zamanı iyi değerlendirip doğru kararlar verebiliyorlar mı? Yoksa durmadan televizyon seyredip, yemek yiyip, konuşup duruyorlar mı? Arkadaşlar! Size çok iş düşüyor. Büyüklerimizin aslında yardıma çok ihtiyacı var. (…)Biz daha genciz, bazı şeyleri yanlış yapabiliriz!” deyin.

Kim bilir en son ne zaman kitap okumuşlardır? Allah bilir. Üşeniyorlar mı? Elinize onların hoşuna gidebilecek bir kitap alın ve yanlarına gidip okumaya başlayın. Önce televizyonu kapatmanız gerekecek. Direnebilirler, ama siz yılmayın.

——————————————————————————————————————————–

‘Çocuklar size söylüyorum, büyükler siz anlayın.’ kıvamında yazılardan oluşan “Anne Babanızı Nasıl Eğitirsiniz?” çocukları ‘eğitmek’ yerine onlara “böyle de davranabilirsiniz”, “bir de bu var” diyerek seçenek sunan, güzeli hatırlatan; bunu yaparken büyüklere de çocuklarına nasıl davranmamaları gerektiği konusunda ince mesajlar veren bir kitap.

Cahit Zarifoğlu, çocuklar için yazdıkları sebebiyle benim nazarımda şairliğinden çok daha önemli ve kıymetli bir isim. Belki bu gün bir çoklarımızın yazdıklarını okuyan insanların okuma iştiyakının temelinde, çocukluklarında Zarifoğlu’nun eserlerini okumak vardır. Bu anlamda, Bülent Ata, merhum Zarifoğlu’nun mirasını layıkıyla taşıyan bir şair ve yazar. Kendisine, bu yazıya konu olan eseri vesilesiyle, çocuklar için yazdığı tüm kitaplar için şükranlarımı sunuyorum.

Sözün sonunda, kitabın ruhuna uygun bir Bülent Ata şiiri iyi gider:

okulda ne öğreniyorum ben, sınıfta sırada?

kalk bakayım, otur bakayım, sus bakayım

sen söyle, numaranı söyle, sayıları say, üçer beşer say

dünyanın en uzun yalanı nerden nereye akar?

 

annem bize yemek yapıyor. annem bize yemek yapmasa

biz ölürüz. vitaminler de ölür. meyveler sebzeler çürür.

annemin arkadaşları geliyor. annem namaz kılmıyor

namaz annemi unutuyor. teyzeler kocaman gülüyor (*)

 

(*) Ne Söylerim Ben Maviden Başka isimli şiirden…

 

Kaçak Yolcu; Hüseyin Karaca

 

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Şiar’dan Kudüs dosyası Şiar’dan Kudüs dosyası   Serap Kadıoğlu yönetimindeki Şiar dergisi, “Kudüs ...
Özlem Karapınar yazdı… Özlem Karapınar yazdı… Emre Ergin’in 2014 yılında Dedalus Yayınevinden ...
Akif üzerinden yakın tarih okumak Akif üzerinden yakın tarih okumak Tire Yayınları, Akif'in İzinde Yakın Tarihimiz ...
Vicdan Manzaraları Vicdan Manzaraları Öyle bir dönemdeyiz... Konuşulacak, konuşulması gereken ...
Hüseyin Karaca yazdı… Hüseyin Karaca yazdı… Bir diğeriyle kurduğumuz ilişki ve iletişim, ...
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...