16 Aralık 2017 Cumartesi
Blok 4 - KİTAPLAR >> ah mercimeğim
5.Haziran.2017 18:46

Mustafa Çiftçi, Ah Mercimeğim kitabında bizim oraları anlatmış (taşra yerine bizim oralar demeyi tercih ediyorum). Ah Mercimeğim hem dili hem konu bakımından bizim oraların kitabı olmuş. O yüzden bu kitap hakkında konuşurken uzaktan biri gibi konuşmayacağım. Belki abarttığımı düşüneceksiniz ama bu kitapta okuduğum (biri ikisi hariç) bütün karakterler benim hayatımdan şu veya bu şekilde geçmişler, bende bir iz bırakmışlardır. Hiçbir işe tutunamayan baba az ileride oturur, daha lüks yaşayayım, koluma daha çok bilezik takayım diye eşinin ağzından girip burnundan çıkan sonra da adamı iflas ettiren kadın benim uzak bir akrabamdır, turistik memlekete maddi durumu iyi diye evlendirilen güzel kız  benim çocukluk arkadaşımdır, yaşından büyük evlenip boşanmış bir kadına aşık olan bizim komşunun oğludur… Komşumdur, akrabamdır, arkadaşımdır, eşindir, dostundur, tanıdığındır. Bizden birileridir. Bizizdir.

Mustafa Çiftçi Ah Mercimeğim’de bizi bize anlatıyor. Bizi bize hatırlatıyor. Bizi bize anlatırken, hem kullandığı dil hem öykü anlatıcılığı kitabı güzellik katan unsurlar. Sanki yazar, anlatıcı tamamen aradan çıkıyor da karakterle yan yanayız. O anlatıyor biz dinliyor gibiyiz. Üstüne bir de o aralara serpiştirilmiş bizim oralara özgü deyimler, daha samimi ve gerçek bir atmosfere neden olmuş. Hep söylerim babaannemden, annemden duyduğum sözcüklerle karşılaştığım kitapları daha bir seviyorum. Mustafa Kutlu kitabında da bu durumu yaşadığım olmuştur. -Durun durun ikisini karşılaştırmayacağım. Hikayelerinde Anadolu insanı ve mekan olarak Anadolu şehirlerini kullanmak dışında çok benzeştiklerini de düşünmüyorum.-  Bu deyim ve sözlere Ah Mercimeğim’de sık sık rastlamak mümkün.

Cebimdeki harçlık memur çocuğundan ecik fazlaydı.

Ben it ayağı yemiş gibi gezer tozardım.

İtin taştan yıldığı gibi korkardım.

Ben bunu hiç meysimezdim. Sıracalı hastalıklı bir şeydi.

Beraber çalışırsak dersleri kar kürür gibi atarız bir tarafa.

Cabir usta hasetlenirken Eren bu işi yıllardır yapar gibi çalıyordu.

Bu ve bunun gibi bir çok deyiş kitapta hikâyelerin arasına serpiştirilerek hikâyeyi daha doğal daha samimi bir hale bürümüş.

Konular çeşitlilik gösterse de genelde masumiyet, yoksulluk, geçim derdi, sahipsizlik hissi bütün hikâyelerde kendini gösteriyor. Her hikâyede aile ilişkileri çok baskın bir şekilde işlenmiş. Kitaba adını veren Ah Mercimeğim hikâyesinde ana karakterin kara sevdasını anlattığı halde oradaki anne ve kız kardeşler tutumuna karşın son sözün babadan geçmesi yine bizim oralarda karşılaşabileceğimiz tablolardandır. Baba Neredesin, en hüzünlü hikâyelerden biriydi. Hiç eğip bükmeden, hiç ağdalaştırmadan ancak böyle, olduğu gibi anlatılabilirdi.

Kardeşim üzerine yattığımız karton kutuların ne kutusu olduğunu tahmin etmeye çalışırdı. “Bu şeker kutusu, bu teterjan kutusu abi la” diyerek koklar durur dukarton kutuları.

Bacanaklar ve Bahar Eyyamında Bülbül Sesinde hikâyelerinde öksüz ve yetimliğin nasıl bir sahipsizlik hissine sebep olduğunu, bu şekilde hayata tutunmaya çalışan karakterlerin dünyasını okuyoruz. Köfte Ekmek’te baskın karakter kadının yaşadığı yeri beğenmeyip, eşine tarlaları sattırıp, şehirde iş kurdurmak isterken bütün varlığından olan adamın hikâyesini okuyoruz. Uykucu Duman ve Ben konu olarak kitaptaki diğer öykülerden ayrılıyor gibi görünse de olayın Anadolu’da geçmesi, bir kızın okuması, gibi konular nedeniyle diğer hikâyelerden tamamen kopuk değildir.

Mustafa Çiftçi’nin Ah Mercimeğim kitabı, tüm bu hikayeleri ile, dili ile, içindeki diyaloglarıyla, bizim oraları anlatmasıyla çok samimi, hem hüzünlendiren hem tebessüm ettiren bir kitap olmuş. Dileriz Mustafa Çiftçi bizi bize hatırlatan yeni kitaplar yazmaya devam eder.

 

Özlem Karapınar; Kaçak Yolcu için yazdı…

 

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Şiar’dan Kudüs dosyası Şiar’dan Kudüs dosyası   Serap Kadıoğlu yönetimindeki Şiar dergisi, “Kudüs ...
Özlem Karapınar yazdı… Özlem Karapınar yazdı… Emre Ergin’in 2014 yılında Dedalus Yayınevinden ...
Akif üzerinden yakın tarih okumak Akif üzerinden yakın tarih okumak Tire Yayınları, Akif'in İzinde Yakın Tarihimiz ...
Vicdan Manzaraları Vicdan Manzaraları Öyle bir dönemdeyiz... Konuşulacak, konuşulması gereken ...
Hüseyin Karaca yazdı… Hüseyin Karaca yazdı… Bir diğeriyle kurduğumuz ilişki ve iletişim, ...
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...