20 Haziran 2018 Çarsamba

Hindistan’da tüm zamanların en yüksek gişe rekoru ve hasılat yapan filmi 3 İdiots, yurtdışı pazarında da en yüksek hasılat yapan Bollywood filmi olma özelliğine sahip.

——————————————————————————————————————————

Hindistan Sineması, yüzlerde bir tebessümle konuşulur. Kalabalık kadrosu, en çok da müzik ve danslarıyla arabeskle özdeşleştirilir; hafifsenir. Hiç Hint sineması izlememiş biri bile ortamlarda konuyla ilgili söyleyeceklerini bilir. Ezberlenmiş cümleler ve Hintlilere taş çıkartan jest ve mimiklerle aktarılır; “Çok komik adamlar bu Hintliler. Filmin ortasında aniden bir yerlerden fırlayıp garip hareketlerle dans ediyor, uzun uzun şarkı söylüyorlar. Çok uzun. Çok arabesk. Çok komik. Hollywood’un çakması işte, uydurup uydurup oynuyorlar.”

Hindistan Sineması, taklitçiliği en iyimser yaklaşımla naifliğiyle Türk Sineması’nın “Yeşilçam” olduğu dönemlerle kıyaslanır bir de.  Yeşilçam taklit, uyarlama senaryo ve oyunculuktan ibarettir evet. Güzel örnekleri de vardır elbet ama onlar bu yazının konusu değil. Zira “Yeşilçam” dendiğinde aklımıza hâlâ kötü taklitlerden oluşan örnekler geliyor. Peki, Yeşilçam’ı kötü taklitçilikten kurtarmayan şey neydi; amiyane tabirle Hans’ın yerine Ahmet, Elizabeth’in yerine Elif’i koyarak “Yerli” iş çıkartmaya çalışmaları. Bu yaklaşım sayesinde kovboy şapkalı efelerimiz, yine Amerikan köylerinden fırlamış balerin etekli köylü kızlarımız oldu bizim. Bu yanlış algı sanatımızı diğer alanlarında da vardı, hâlâ da var. Daha da kötüsü, bu algıya temel oluşturan duygu (bugün geriye baktığımızda hepimizin kabul ettiği) bir kendini küçümseme haliydi. Biz bilmeyiz batı bilir!

Herhangi bir ülkenin sinema örneklerinden birini izlediğimizde, o filmden ne bekleriz? Bir ülke sineması nasıl öğelerden oluşur? Bu sorular kenarda dursun.

3-idiots

Mutluluk mu başarı mı yahut dostluk nedir?

Hindistan’da tüm zamanların en yüksek gişe rekoru ve hasılat yapan filmi 3 İdiots, yurtdışı pazarında da en yüksek hasılat yapan Bollywood filmi olma özelliğine sahip. Filmin başrol oyuncuları: Aamir Khan, Kareena Kapoor, Sharman Joshi, Boman Irani ve Madhavan.

Yönetmenliğini Rajkumar Hirani’nin yaptığı film, Abhijat Joshi, Rajkumar Hirani ve Vidhu Vinod Chopra’nın kaleminden çıkma.

3 İdiots (3 Aptal), çeşitli atraksiyonlar sonucu üniversiteye başlamalarının ilk günü tanışan arkadaşların etrafında ilerliyor. Çok bilinen bir konuyu diyemeyeceğim; çok bilinen konuları mesaj olarak işliyor. Eğitim sistemi, ailelerin çocuklarının hayatını yönlendirmeleri, dostluk ve tabii ki bir filmin, romanın, şiirin olmazsa olmazı aşk. Açıkçası aşka ancak bir yan öğe kadar yer verilmesi filmde en beğendiğim noktalardan biri.

Filmde bazen İngilizce, bazen Hinduca konuşuluyor, artık nedense bu izleyiciyi rahatsız etmiyor. İngilizce’nin hem Hindistan hem de dünyada edindiği yere işaret etmesi bakımından önemli. Daha önemlisi kostüm, karakter, dekor ve diyaloglara baktığınızda ağır bir sömürge döneminden çıkmış Hindistan’da yukarıda bahsettiğimiz kendini küçümsemeye dair bir iz bulamıyorsunuz.  Şarkılar ve danslar da en az İngilizce kadar filmin yerliliğinin bir parçası. Şaşırmıyor aksine eğlenerek, bir kültürle ucundan da olsa tanışmanın merakıyla izlemeye devam ediyorsunuz.

Hindistan’ın en iyi mühendislik fakültesi ICE’de okuyan üç arkadaş;  hasta babasının, başlık parasını denkleştiremediği için evlenemeyen ablasının ve yıllardır kendisine bir “sare” alamamış annesinin kurtuluş umudu Raju. İkinci “aptal”ımız, babasının hayallerini gerçekleştirmek uğruna fotoğrafçılık tutkusundan vazgeçen, evde klimalı tek odanın sahibi daha orta halli bir ailenin oğlu Farhan. Ve okula adım attığı ilk dakikadan itibaren hem öğrencilerin hem hocaların ezberleriyle uğraşmayı kendisine görev edinen Rancho. Görev edinen dedik ama Rancho aslında doğru bildiğinden vazgeçmeyen bir karakter; hem resmi hem de toplumsal hiyerarşinin rahatsız olduğu kara koyun. Sistemi temsil eden okulun rektörü “Virüs” ve güzeller güzeli, hem de akıllı ama aklı biraz karışık, doktor adayı kızı Piya. Toplumsal ezberi temsilen, sadece işaretleyeceği doğru şıkları ezberleyen Çatur da filmde önemli bir yer tutuyor.

Ezberciliği ve sistemin kurallarından dışarı çıkmamak için gösterdiği çaba nedeniyle dört yıl boyunca yeterince aşağılanan Çatur, kendi tuttuğu yolla başarıyı ve mutluluğu bulacağına inanıyor. Kurallara uygulayarak çok zengin ve başarılı bir hayata sahip olacağına yürekten inanan Çatur, üç ahbapla on yıl sonra bir araya gelerek hayatlarını kıyaslayacakları bir iddiaya girer.

On yıl sonra belirlenen noktada üç dostun ikisi Raju ve Farhan Çatur’la buluşurlar. Fakat Ranço ortada yoktur. Hayatlarını değiştiren arkadaşlarını aramaya çıkarlar. Filmdeki çatışma Çatur ve Ranço’nun yaşamı algılayışlarındaki farklılıklar, dostluk kavramı üç kafadar üzerinden ilerler ve olaylar gelişir.

Daha yeni karşılaştığım bir örnekten yola çıkarak bu çatışmayı filmden değil, gerçek dünyadan bir parçayla izah etmek istiyorum. İngilizce dil eğitim kitaplarından birinin “comperative” bölümünde dört farklı kişi hakkında birer paragraflık bilgiler veriliyor. Daha sonra “comperative” filleriyle bu insanları tanımlıyoruz: Karla daha mutlu Kristina’dan. Mark daha akıllı George’tan gibi. Kıyaslamamız için verilen ip uçlarında daha fazla eve, daha çok paraya sahip insanlar daha az zeki, çok hırslı ve fakat beş yıldızlı bir mutlulukla tanımlanıyor. Daha mütevazi bir şehirde, daha az odalı evlerde, dolayısıyla daha az mutlu insanlar ise daha zekiler. Çok mu karmaşık oldu; siz kendinizi ya da yakınlarınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

 

Kaçak Yolcu; Gülsüm Ekinci

Yoruma kapalı.

Benzer Haberler
Granada’dan Dublinliler dosyası Granada’dan Dublinliler dosyası Granada, Soma’da hayatını kaybeden madencilere adadığı ...
Yusuf Tosun yazdı… Yusuf Tosun yazdı… "Bir şiirdi, şarkıydı benim için Boğaz. ...
Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde… Bülent Ata, Zarifoğlu’nun izinde&# “Eve Gitmek İstemediğim Günler”in şairi, nihayet ...
Konuşmanın zamanı geldi… Konuşmanın zamanı geldi… Bizim için aslolan içi boş, anlamsız, ...
Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Mevsim Sonbaharsa Kitap Aşktır Fikir-düşünce dergilerinin esamisi bile okunmuyor. Edebiyat ...